| Mermer Hakkında |
|
MERMER HAKKINDA GENEL BİLGİLER 1. MERMER TANIMI: “Boyutlandırılmış Taş” olarak bilinen mermerin tanımı bilimsel ve ticari anlamda olmak üzere iki farklı şekilde yapılmaktadır. Bilimsel anlamda mermer: Kireçtaşı, dolomitik kireçtaşı gibi kayaçların, ısı ve basınç altında metamorfizmaya uğraması sonucunda yeniden kritalleşmesi ile oluşan metamorfik bir kayaçtır. Ana mineralojik bileşen kalsitdir. Tali mineraller ise kuvars, hematit, pirit, klorit gibi minerallerdir. Renkleri genellikle beyaz ve gri olmaktadır. Tali mineralin cinsine göre rengi sarı, kırmızı, mor, yeşil, siyah vs. olabilmektedir. Ticari anlamda mermer: Blok verebilen, kesilip işlenebilen, cilalandığında parlayan, dayanıklı her türlü kayaca mermer adı verilir. Kayacın cinsi ve içeriği ne olursa olsun, iyi cila kabul ettikleri takdirde mermer olarak kabul edilirler. Tektonik breş, traverten ve oniksler başta olmak üzere granit, siyenit, diyabaz, gabro, andezit gibi kayaçlar ticari olarak mermer kabul edilirler. 2.MERMERLERİN SINIFLANDIRILMASI: 2.1. Mineral Bileşim Ve Oranlarına Göre Sınıflandırma Mermer; % 95 Kalsit (CaCO3) içerir. Masif yapıda ve taneli dokuya sahiptir. Kuvars ve mika gibi tali mineralleri içerir. Kalkşist: % 60-70 Kalsit içerir. Şisti yapıda ve yönlü dokuya sahiptir. Klorit, epidot, mika ve lepidolit gibi tali mineralleri içerir. Spolen: % 80 Kalsit içerir. Şisti yapıda ve yönlü dokuta sahiptir. Flonapit, tremotil, diopsit, plajioklas ve gröna gibi tali mineralleride içerir. Mermer-Skarn: % 80-90 Kalsit içerir. Masif yapıda ve taneli dokuya sahiptir. Epidot, diopsit, gröna, olivin, plajioklas diğer tali minerallerdir. 2.2. Mineral Tane Boyutlarına Göre Sınıflandırma İnce taneli mermerler: Tane boyutu 1 mm’den küçük mermerlerdir. Orta taneli mermerler: Tane boyutu 1-İri taneli mermerler: Tane boyutu 5 mm’den büyük mermerlerdir. 2.3. Yapı Ve Dokularına Göre Sınıflandırma Masif mermer: Kompakt görünümlü ince ve iri tanelidir. Laminal mermer: Renkli şerit görünümde, ince tanelidir. Şisti mermer: Yapraklı yapıda ve önemli miktarda mika içermektedir. Breşik mermer: Kırıklanmış ve ikincil minerallerle dolgulanmış mermerlerdir. 2.4. Mineralojik Oluşuma Göre Sınıflandırma Sedimanter Mermerler; Bu tip mermerler çeşitli kayaçların parçalanıp taşınarak uygun bir ortamda birikip çimentolanması sonucu oluşan konglomera, breş, puding ve suda erimiş halde bulunan kalsiyum ve magnezyum karbonatın kimyasal ve fiziksel şartların değişmesi sonucunda oluşan traverten, oniks mermerlerinden oluşurlar. Magmatik Mermerler; Yerkabuğunun altındaki magmanın yeryüzüne çıkması veya yerkabuğuna sokulması sonucu oluşmuş granit, siyenit, serpantin, diyabaz, bazalt, andezit, gabro gibi kayaçlardır. Metamorfik Mermerler; kayaçların fiziksel ve kimyasal şartlar altında minerallerinin daha farklı bir durumuna gelmesi ile oluşan kayaçlardır. Hakiki mermerler, gnays, şist, kuvarsit gibi kayaçlardır. 2.5. Ekonomik Şartlara Göre Sınıflandırma Mermerin bilimsel tanımları dışında yapılan bir sınıflandırma şeklidir. Normal mermerler (mermer, dolomit, konglomera gibi), Sert mermerler (granit, serpantin, diyabaz gibi), Traverten ve oniks mermerler olmak üzere üçe ayrılırlar. 2.6. Ticari Pazara Ve Renge Göre Sınıflandırma Bu sınıflandırma şeklinde mermer bulunduğu yerleşim yerine ve mermerin rengine göre sınıflandırılır. Buna göre mermer piyasada bu isimle tanınır ve nitelikleri bilinir. Örneğin; Afyon Şeker, Gölpazarı Bej, Mermara Beyazı gibi. 3. MERMERİN TÜRLERİ: 3.1. Hakiki Mermerler Metamorfizma olayı sonucunda kalker ve dolomitik kalkerlerin yeniden kristalleşmesi ile meydana gelmektedir. Bileşimlerinin % 90-98’i CaCO3’ten oluşmaktadır. Esas mineral kalsittir. Bununla birlikte değişik oranlarda silis, feldspat, ve organik maddeler bulunabilir. Kireçtaşları genellikle saf olmakla beraber dolomit içerikli olabilmektedir. 3.2. Kristalize Kireçtaşı (Konglomera Ve Breşler) Ufak sık dokulu kalsit kristallerinden oluşan yoğun kireçtaşlarına “kristalize kireçtaşı” adı verilir. Kayaçların akarsu ortamında taşınarak, yuvarlaklık kazanması ile oluşan, 2 mm’den büyük çakıl ve blokların, kum tane boylu doğal çimento ile bağlanıp pekişmesi ile “konglomera” adı verilen kayaçlar oluşmaktadır. Konglomeralar, inşaatlarda kaplama malzemesi olarak kullanılır. Mermerler eğer kimyasal yolla çökertilmiş bir çimento ile bağlanırsa bu kayaçlara “breş” adı verilmektedir. Breşler cilalandığı zaman damarlı ve çok güzel renkli görünüm arz ederler. 3.3. Traverten Ve Oniks Mermerler Sedimanter oluşumlu mermerlerden traverten ve oniksler bileşiminde erimiş halde kalsiyumbikarbonat ve karbondioksit bulunduran sulardan oluşmuş kayaçlardır. Bu yeraltı sularının yeryüzüne çıkması ile kayacın bileşimindeki CO2 gaz haline geçerek suyu terk eder. Bu arada kalsiyumbikarbonat bileşimli katı madde şekillenir. Bu şekillenme olayı soğuk su vasıtası ile oluşursa "oniks", sıcak su vasıtası ile oluşursa "traverten" adını alırlar. Travertenler inşaatlarda iç ve diş kaplama malzemesi olarak kullanılırlar. Az cila kabul eden kayaçlardır. Oniksler piyasada "su mermerleri" adı ile tanınmaktadırlar. İyi cila kabul eder. Bunun yanı sıra sertliği nedeniyle kesme ve parlatma zorlukları vardır. Dekoratif malzeme, ve mutfak tezgahı yapımında kullanılır. 3.4. Magmatik Kökenli Mermerler Granitler: Taneli doku gösteren magmatik kayaçlar olarak bilinirler. Renkleri genellikle beyaz, gri, yeşil, kahverengi, mavi rengin tonlarını içerir. Basınç dayanımlarının oldukça yüksek olması nedeniyle yapılarda taşıyıcı sütün ve dış kaplama malzemesi olarak kullanılmaktadırlar. Serpantinler: Ultrabazik magmatik kökenli mermerler sınıfı içinde yer alırlar. Sert yeşil mermerler olarak bilinirler. Kesme ve işleme zorlukları vardır. İyi cila kabul ederler. Aşınma direncini yüksektir.Genellikle dış cephe kaplaması, yer döşemesi, sütün ve dekorasyon işlerinde kullanılır. Diyabazlar; Yarı derinlik grubu kayaçlar içinde sert yeşil mermerlerdir. İyi cila kabul ederler. Aşınma direnci yüksektir. Diyabazlar çoğunlukla mimari süsleme ve dış kaplama malzemesi olarak kullanılırlar. 3.5. Diğer Taşlar Taşsektörü içinde kalıp, kullanım şekli ve amaçları açısında mermer türü taşlardan ayrıcalık gösteren yapı taşlarıdır. Bunlar; Volkanik Tüfler, Kumtaşı, Kayagantaşı, Siyenit, Şist, Gnays vb. kayaçlardır. Türkiye Mermer Potansiyeli, Üretimi ve İhracatı Türkiye 5,2 milyar m³ (13,9 milyar ton) toplam rezervi ile dünya mermer potansiyelinin yaklaşık %40’ına sahiptir. Ancak bu potansiyelin sadece %1’lik bir kısmı kullanılmaktadır. Mermer üretimimiz özellikle 1980’li yıllardan itibaren hızla artmıştır. Türkiye, mermer üretiminde dünyada 7. sırada, mermer ihracatında ise 8. sırada yer almaktadır. Mermercilik sektöründe 116’sı kamu ve 447’si özel olmak üzere toplam 563 işletme bulunmaktadır. Bu işletmelerde çalışan toplam 5968 kişinin 1021’i kamuya, 4947’si de özel sektöre ait iş yerlerinde çalışmaktadırlar. 2002 yılında Türkiye 3.105.000 ton mermer üretmiş ve bunun 820.000 tonunu ihraç etmiştir. Mermer üretiminde ve ihracatında daha iyi duruma gelebilmemiz için mermer üreten ve ihraç eden firmalara kolaylıklar tanınmalıdır. Bunun için ülkemiz mermerlerinin uluslar arası marka hâline gelmesi için gerekli tanıtım ve girişimler ilgili kuruluşlarca mutlaka yapılmalıdır. 1. Giriş Ülkelerin kalkınmalarında ve geleceklerine yön vermede zengin ham madde kaynaklarına sahip olmanın önemi bilinen bir gerçektir. Bugün dünyada uygulanan ekonomik sistemlerin tümünde benimsenen ortak görüş, ham madde girdisinin üretim unsurları içindeki önemi ve vazgeçilmezliğidir. Buna bağlı olarak yer altı kaynakları bakımından zengin olan ülkeler, kalkınmalarını büyük oranda tamamlamış ülkelerdir. Yüksek sıcaklık ve yüksek basınç altında başkalaşıma (metamorfizma) uğramış kalkerlere mermer denir. Endüstriyel manada ise kolayca cilâlanan ve kolayca parlayan taşlara mermer denilmektedir. Özellikle endüstriyel anlamda mermerin yerine doğal taş terimi de kullanılmaktadır. Metin içerisinde yer yer bu terim kullanılmıştır. Ülkemizde mermerin tarihçesi oldukça eskiye dayanmaktadır. Efes kazılarında M.S. 2. yüzyılda doğal taş tarihinde blok kesiminde kullanılan ilk lamalı katrak bulunmuştur. Yine Selçuk (İzmir) yakınlarında antik ocaklarda tel kesmenin ilk prototipinin izine rastlanılmıştır. Bu bulgular bize Türkiye topraklarında yaklaşık 2000 yıldır doğal taş işletme teknolojisinin dolayısıyla mermerciliğin varlığını ispatlamaktadır. Antik çağlardan bu yana ülkemizde mermer çıkartılıp kullanılmıştır. Yapılan araştırmalarda mermer kelimesi Marmara Adası ile ilişkilendirilmiştir. Bu da Marmara Adasının eski çağlarda da mermercilik bakımından önemli olduğunu göstermektedir. Marmara Adası ve Afyon-İscehisar Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde bütün Akdeniz ülkelerine mermer ihraç eden önemli merkezler konumundaydı.Anadolu’da mermerin kullanımının yaygın olduğu tarihî eserlerden anlaşılmaktadır. Urartularla başlayan taş işleme tekniği bütün medeniyetler boyunca devam etmiş ve her medeniyet mermer ve diğer doğal taşları şehir, tiyatro, yol, hamam, kütüphane, ibadethane, çeşme, kervansaray vb. yapılarda kullanmıştır. Bir ülkenin yer altı zenginliği her şeyden önce, o ülkenin jeolojik yapısına ve jeolojik evrimine bağlıdır. Ülkemiz maden yatakları sayı, çeşitlilik ve rezerv yönünden değerlendirildiğinde, hiç de küçümsenmeyecek bir potansiyele sahip olduğu görülmektedir. Doğal taşların yapı ve dekorasyon malzemesi olarak kullanılmaya başlanması dünya doğal taş üretimini artırmıştır. Üretimdeki artışa paralel olarak kullanılan teknoloji de gün geçtikçe gelişmektedir. Doğal taştan yapılan inşaat malzemelerinin mimar ve dekoratörler tarafından daha fazla tercih edilmesi ve fiyatların diğer malzemelere göre ucuz olması dünyadaki doğal taş tüketimini artırmaktadır. 2. Türkiye’nin Mermer Potansiyeli Alp-Himalaya dağları kuşağı üzerinde yer alan Türkiye toplam 5,2 milyar m³ (13,9 milyar ton) muhtemel mermer rezervine sahiptir. Dünya mermer rezervlerinin yaklaşık %40’ının ülkemizde bulunduğu tahmin edilmektedir. Ülkemizde 80’den fazla değişik yapıda ve 120’nin üzerinde değişik renk ve desende mermer rezervi bulunmaktadır. Bu mermerler genellikle dünya pazarlarında üstün kalitesiyle ilgi çeken mermer tipleridir. Ülkemizde mermer yatakları genellikle Paleozoik yaşlı masiflerin bulunduğu alanlarda yer alır. Bu alanlar genellikle ülkenin batı yarısında yer almakla birlikte doğuda da bazı yerlerde bulunmaktadır. Menderes masifi, Istıranca masifi, Menteşe masifi, Kazdağ masifi, Kırşehir masifi, Ilgaz kristalin masifi ve Bitlis masifi bu alanlardan en belirgin olanlarıdır.Ülkemizdeki mermerlerin bir kısmı da Mezozoik dönemde oluşmuştur. Bunlar da mezozoik arazilerin yaygın olduğu alanlarda yer almaktadır. Bunun yanında traverten, granit, oniks, bazalt, serpantin, diyorit gibi kayaçlarda işlenerek yapı taşı olarak kullanılmaktadır. Türkiye Mermer Rezervi Haritası Ülkemizde önemli potansiyele sahip olan bölgeler Marmara, Batı Anadolu, Güney Anadolu ve Orta ve Kuzey Anadolu Bölgeleridir. Özellikle İzmir, Uşak, Afyon, Muğla, Kırklareli, Balıkesir, Bursa, Kırşehir, Çankırı, Çorum, Kastamonu, Niğde, Kayseri, Artvin, Bitlis, Erzincan, Sivas, Tokat, Denizli, Kütahya, Eskişehir, Diyarbakır, Elazığ, Çanakkale, Konya, Bilecik ve Manisa illerinde zengin yataklar bulunmaktadır . Mermer Ocaklarının İllere Göre Dağılımı . İller Mermer Ocakları Oranı (%) Balıkesir 27,00 Afyon 23,60 Bilecik 11,14 Denizli 7,58 Bursa 6,92 Muğla 6,40 Eskişehir 4,03 Uşak 2,37 Kırklareli 1,90 Kırşehir 1,18 Anlaşıldığı gibi ülkemizde en fazla mermer ocağı Balıkesir (%27,00) ilinde bulunmaktadır. Bunu %23,60 ile Afyon ve %11,14 ile Bilecik illeri izlemektedir. Türkiye’nin uluslar arası piyasalarda en tanınmış mermer çeşitleri arasında Süpren, Elazığ Vişne, Akşehir Siyah, Manyas Beyaz, Bilecik Bej, Kaplan Postu, Denizli Traverten, Ege Bordo, Milas Leylâk, Gemlik Diyabaz ve Afyon Şekeri sayılabilir. |
| Sonraki > |
|---|
Ziyaretçilerimiz
| Bugün | 4 |
| Dün | 12 |
| Bu Hafta | 4 |
| Bu Ay | 92 |
| Toplam | 3571 |
| (C) Fliesenstadt | |